Hamilelgimin epey baslarinda bacaklarimda ve belimde surekli kramplar yasadigimdan, gece cok uyaniyordum. Surekli hareket etme ihtiyacim oluyordu. Cuma gecesi yine surekli uyandigim bir gecenin sabahi cok sukur sabah oldu diye sevincle kalktim yataktan. Geceler artik her gecen gun kabus oluyordu.
Kahvalti hazirlarken Ömer minik bir isaret gonderince Zeynep Hanimi aradik. "Hazirlikli olun, stres yapmayin, cok uzaga gitmeyin ve bir degisiklik olursa beni arayin" dedi. Dogum cantalarimiz ve dogum sonrasi kayinvalidemlerde kalacagimizdan orada kullanacagimiz cantalar da hazirdi. O yuzden en azindan hazirlik acisindan icim rahatti. Cumartesi koktukta uyumaya calistim; ama ne mumkun, kramplar rahat birakmiyor, hep uyaniyordum. Pazar gunun sabahini yine zor ettim. Kramplar ve uykusuzluk disinda gayet iyiydim. Pazar aksami kramplar sebebiyle yerimde duramiyor evde dolaniyorum, esim kramplarin dakikalarini tutmus, hep periyodik olarak geliyor demesine kalmadan suyum geldi. Hemen Zeynep Hanimi aradik saat 22 civariydi, her zamanki sicacik dogum basliyor, hastaneye gidin, ben de geliyorum dedi. 23:00'da evden ciktik. Arayabildigim herkesi aradim. Annemler Istanbul'dan, kayinvalidemler Kocaeli'den yola cikti. Anadolu Saglik Merkezi'ne vardigimizda saat 23:50 idi. Acilden giris yaptik, nobetci Kadin Dogum Uzmani, Zeynep Hanim gelene kadar kontrollerimi yapti. 2 cm civari acilma oldugunu soyledi. Cok sevindim, en korktugum sey beni doguma daha var eve gidin bekleyin demeleriydi. Sukur korktugum olmadi. 36+6 gunluk hamileligim bitiyor ve anne oluyordum. Once odaya aldilar, tum ailem orada gecenin bir vakti! Ömer bey hepimizi esir etmis.
Ameliyathaneye inerken Selda ve esim yanimda; ama heyecandan ve stresten konustuklarimizi hic hatirlamiyorum.
Saat 01:30'da ameliyathaneye girdim. Daha once calistigim hastanede, sedye ile hastanede dolasmak cok acayip bir duydu, bir yanda da cok iyi tabi hic yabancilik cekmiyordum.
Ameliyathaneye girdim, Allahim o ne kalabalik, ne cok insan var, herkes birsey yapiyor. "Sonda hazir Zeynep Hanim diyor" hemsire. Iste benim kabusum Zeynep Hanimin "gerek yok kullanmayacagim" sozu ile bitiyor.
Anestezi Uzmanini ilk kez goruyorum, malum benim herseyi planladigim Yetkin Bey yok hastanede. Allahtan cok sicakkanli ve konuskan bir kadin. Bir suru soru soruyor daha once Acibadem Hastanesi'nde calismis, onu taniyor musun, bunu biliyor musun diye muhabbet ediyoruz. Stresten ve mutluluktan cenem dusmus. Ameliyathane buz gibi ve birazda heyecandan titredigimi hatirliyorum.
Zeynep Hanim "Hazirsan basliyoruz, bayilmadan once hemen uyanmam Ömer'i emzirmem lazim" diye dusun diyor. "Ben 2 gecedir uykusuzum ya uyursam" diyorum panikle. "Bunu dusunme uyanacagim" diye dusun diyor. Dediklerine konsantre oluyorum ve bayiliyorum...
Saat 03.00 civari uyaniyorum. Ömer hayata 49 cm ve 3.490 kg olarak saglikla merhaba demis.
7 Mart'ta plandigimiz dogum 25 Subat'ta aniden gerceklestiginden, dogum fotografcimiz ile organizasyon yapamadigimdan, kisa bir sure once fotografcilik kursunu bitirmis babam cekiyor fotograflarimizi.
Sevinc, saskinlik, uykusuzluk, idrak edememe ve hayal gibi dakikalar ve saatler basliyor benim icin.
Ilk esim gormus Ömer'i oyle kipkirmizi ve ciyak ciyak haliyle. Tembih etmistim belki bin kez, ben odaya geldigimde sakin herkes Ömer'in basinda olmasin beni unutmayin diye. Unutmamislar beni.
Ömer ile ilk karsilasmamizi malesef anestezinin etkisinden cok net hatirlamiyorum. Videoya cekmis iyi ki kayinvalidem.
Gece yarisi dogdugundan, bir normal dogum hikayesi gibi biraz hikayemiz. Sukur saglikla geldi Ömer. Iyi ki dogdu bizi cok bekletmedi.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder