20 Mart 2014 Perşembe

Birlikte icilen o guzel kahvelere...

Kocaeli'ye tasindigimdan beri en cok neyi ozluyorum...
Ailemi, dostlarimi ve arkadaslarimi...
Hergun kahve icmemizin bir rutin oldugu kiymetli sevdiklerimi, simdi an kolluyorum bu firsati yaratabilmek icin. 
Simdi kahveyi bir basima iciyorum bazen telefon etmeden yapiyorum kahvemi, sonra ariyorum onlari. 
Dolu dolu yasamisimiz iyiki o seneleri yoksa simdi kizardim kendime.
Yakindaki sevdiklerinin kiymetini bilmeli insan, hayat bazen tatli surprizler hazirlayip uzak yollara dusurebilir sizi. 


Birlikte icilen kahve her zaman daha tatlidir. Unutmamak gerek.

7 Mart 2014 Cuma

Anadolu Saglik Merkezi ziyareti!

Bugun oglum Omer'in ilk goz muayenesi icin Anadolu Saglik Merkezi'ne gittik. Benim icin ASM sadece bir hastane degil. 3 sene calistigim, bu surecte esimle tanistigim ve sonrasinda hamileligimi ogrendigim ve Omer'in hayata merhaba dedigi yer. O yuzden ayri bir ozel. Her gittigimde icim pir pir olur. 


Cok sevdigim insanlar ve calisma arkadaslarim oldugundan uzun bir aradan sonra bugun gitmek daha guzel geldi.
Gider gitmez Kurumsal Iletisim'e (eski calistigim departman) ciktim. Eski masama nedense yaklasamadim bu huzun coktu icime. Kizlar cok guzel karsiladilar, hepsi civil civil. Omer'i cok sevdiler. Benim ilk hamile oldugumu onlarla paylastigimdan ve 3 senemizin hep beraber gectiginden daha ozel yaklastiklarini hissettim.


Bazi arkadasliklar biraktigin yerden ayni sicaklikta devam ediyor. Iclerinde uzun zamandir gormediklerim konusmadiklarim vardi; ama iste gecen onca zamandan birseyler kalmis ani olarak, ayni yerden devam etmeyi kolaylastiran. 

Omer cok cekingen davrandi, kimsenin kucagina gitmek istemedi. Yere biraktigimda ise bacagima yapisti. Cok saskindi. Bu hallerine yeni yeni alisiyorum.  Son bir aydir tanimadigi kisileri gorunce cekiniyor. Bu durum umarim kisa surelidir ve umarim gecer. Bunu kendime not edip ne yapmali hemen bir arastirmaliyim. Sicakkanli ve herkesle iyi iliskileri olmasi icin uzerime dusenden fazlasini yapmaliyim. Departmandan ayrildik, indik ilk goz muayenesine. Sukur bi mr sorun yok dedi doktor. 1 sene sonra yeniden gidecegiz.

Omer bugun ilk kez babasinin ofisine gitti.  Aslinda hastanede oldugumuz sure icerisinde onca kalabaliga ragmen aglamamasi bile buyuk basari diyebilirim; cunku esim hala ASM de calistigindan ve ben 3 yil calistigimdan neredeyse herkesi taniyoruz, her gordugumuz ile konustuk ve tabi her goren ilk Ömer'e kostugundan  biraz saskinlik ve cekingenlik normal kabul edilebilir.


Sonra kahve aldik esimle, ozledigim Colombus cafe'nin lattesi ve samimi calisanlar... Ciktik hastaneden bir ara her aksam yaptigimiz gibi bindik arabaya uzaklastik. 

Geride biraktiginizi sandiginiz bazi anilar aslinda hic birakmiyormus sizi. Hep bir yerlerde duruyormus ve insanlarla kurdugunuz muhabbet ya da icten bir merhaba ise sonsuza uzaniyormus. Iyi ki boyle biriyim, iyi ki insanlar cikti karsima ne buyuk mutluluk.

2 Mart 2014 Pazar

Canim oglum 1 yasinda!

Canim oglumun dogum gunu kutladik. 25 Subat dogumlu Omer aslinda ama Cumartesi olsun Istanbul'dan arkadaslarim da gelsin diye 3 gun erken kutladik.
Dogum gunune yaklasik 10 gun kala Izmitte parti organizasyon islerinin bence 1 numarali ismi Elif Azioglu iyi seyler atolyesi ile gorusmeye gittim. Elif ile instagramdan tanisiyorduk. Kendisi sicacik fikirleri kipir kipir ve modern. Konseptimiz sari, mavi ve gri olsun istiyordum. Elif mavi olmasin dedi, iyi ki demis. Cikardim maviyi! Ekledik taci. O tac ile ne cok ugrastilar sagolsunlar benden cok ozendiler Merve ile tum hazirliklar icin. Cok titiz ve ozenliydi hersey. Tam istedigim gibi sade ve sIk oldu hersey.



Daha fazla yazmaya gerek var mi bilmiyorum. Fotograflar herseyi anlatiyor.


Kurabiyeleri canim arkadasim Sule Yavuz yapti. Hem goruntu hem lezzet harikaydi, her zamanki gibi...


Pastayi Izmit'in eski pastanelerinden olan Hosgor'de yaptirdik. Elif ozellikle tembih etti uzerini bos birak biz uzerini susleriz diye. Cok icime sindi ve cokta guzel oldu.


Canim oglum o gun kendisinden beklenmeyecek kadar sakin ve olgin davrandi. Acikcasi kalabaliga cok alisik degil ama o gun sanki o kalabaligin onun icin geldigini anlamis gibi misafirperver davrandi.


Erkek annesi olunca uyum konusunda biraz sorun yasadim. Sonra aklima sari etek giymek ve Ömere de sari pantolon giydirmek geldi. Kisin ortasinda sari etek bulmak sandigimdan kolay oldu. Sansim yaver gitti demek daha dogru olur.

Pastayi kesmeden once en cok endiselendigim anlardan biriydi, herkes Omer diye seslenince Omer sandigim gibi aglamadi sukurler olsun; ama cok saskindi. Ustteki fotografta saskinligi cok net gorunuyor. 

Guzel organizasyonlarin en onemli kriteri sevdiginiz insanlarin yaninizda olmasidir. Uzaklardan gelen dostlarim oldu, bu bahaneyle hasret gidermis olduk. Buna ayrica cok sevindim.


Omerin ne kadar sevildigini bir kez daha anladim ve hissettim. Daha guzel bir dogum gunu olamazdi. 


7 Şubat 2014 Cuma

Diş Bugdayı!

Omer 6 aylık oldugunda hemen hemen iki dişi birden cikmaya basladı. Hemen parti icin kollari sivadim. Herseyi kendim yaptim desem biraz yalan olur; cunku aslinda kombinasyonlari ben yapmis olsam bile aslinda herseyi hazır aldim. Bir bugdayi ben yaptim gerisi toplama. Oldukca keyifli oldu. Bir gun oncesinden evi susledim.


Acikcasi ikramlarin cogunu disardan aldim. Gelenlere Omer'in agzindan ufak notlar yazdim. Canim dostum Pelin'in bize dis bugdayi hediyesi suslu havlulardan ve tatli Sule'm kurabiyelerinden ve cupcakelerini hediye ettim. 

Pasta klasik dis seklindeydi. İzmit Hosgor Pastanesi'nde yaptirdim. Tadı da gorunumu de harikaydi. 

Yine bir klasik oyun olan meslek secme oyununu oynadik. Bizimki sanirim erkek genlerinden gitti ve kirmizi arabayi secti. Hangi neslegi yapagini pek anladigimiz soylenemez.


Bugdaylarin birinin icine altin yerlestirdik. Omer'in ninesine cikti altın. Daha bize kac hediye alacak canim ananem bilmiyorum:)

Kardesim Selda'm egitim icin Paris'de oldugundan biraz icim buruktu; ama Allah boyle ayriliklar versin diye kendimi teselli ettim.

Omer'e ne giydirsem derdine dusmustum, sagolsun Pelin'm yetisti derdime, meger zaten esi Ahmet ile hediye almislar bile. Minik Omer bir fil oldu hem de en ponpınlusundan.


İstanbul'dan canim dostlarim geldi. Hayatimin en onemli anlarinda yanimda olan canim dostlarim. Ve instagram tanistigim guzel insanlar.


Tabi canim ailemin bir kismi...


İste boyle gecti dis bugdayi partimiz. Simdi Omer 11aylik ve 6 disi var 7.si gorundu bugunlerde bizi biraz ugrastiriyor. 

Kadin Hastaliklari ve Dogum Uzmani secerken nerelere dikkat ettim


Hekim secimi tabiki her zaman cok onemli bir karar; ama uzun sure birlikte bir sureci takip edecekseniz, hele ilk kez hamileyseniz daha da onemli. Ben bu surecte en dogru ya da kendime en uygun hekimle bu sureci gecirdigim icin kendimi cok sansli hissediyorum. Dr. Zeynep Yilmaz tam olarak asagida yazdiklarimdir kendisi. Iyi ki bu guzel sureci birlikte gecirdik. 


Guleryuz olmali, bu heyecanli bir o kadar da stresli ve merakli oldugunuz gunde size bir sicak gulumsemeyi cok gormemeli.
Samimi olmali.
Sevecen olmali bazen elinizi tutacak kadar en azindan.
Iyi bir dinleyici olmali, anlattiklarinizi can kulaginile dinleyip oyle yorum yapmali.
Sakin olamali ve sakin bir ses tonu olmali, olasi bir sorun karsisinda panik yaratmamali.
Aradigimda belki ismimden degil ama bir baska anahtar kelimeyle beni hatirlamali.
Diger doktorlarla koordineli calismali ve yol gosterici olmali.
Surekli yogunum, hic bos vaktim yok diye dert yanmamali.
Aradigim her zaman ulasabilmelim ya da musait oldugunda geridonus yapmali. (tabiki hekim olarak doguma girecek ve hastalari olacaktir; ama hic geridonus yapmayan saatler sonra bile aramayan hekimleri kastediyorum)
Vakit ayirmali, muayene sirasinda acele etmemeli.
Saglikli yasam ve spora onem vermeli. 
Herseyi rahatca konusabilecegim biri olmali.
Sacma sorulara bile alay etmeden, sakince cevap verebilmeli.
Yenilikleri takip etmeli.
Espirili olmali, bu surec oldukca eglenceli bir surec oldugundan size hasta gibi davranmamali. Bir iki espri ile o telasi azaltabilmeli.
Ayni dili konusabildiginiz biri olmali.

Pek cok madde oldu belki ama hepsinin mumkun oldugunu gordum. Iyi dusunmeli ve kendine en uygunu bulmali. Benim onem verdiklerim yukarda yazdiklarimdan ibaret. Kimi daha ciddi bir hekimle mutlu olabilir tabi bu kisiden kisiye degisir onemli olan kendin icin ideal olani bulmaktir.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Olmazsa olmaz dogum hikayem!

36 hafta 3 gunluk hamileydim, bir Persembe gunu esimle Kadin Dogum Uzmanim ve Anestezi ve Reanimasyon Uzmanim ile gorusmeye gittik. Once Kadin Dogum Uzmani ile rutin ultrasondan Ömer'e baktik. Artik pek kipirdayacak yeri kalmamis, yanaklar iyice tombiklesmis, gobek iyice dobisko olmus, parmak agizda sanki guluyor bize. Ardindan nst'ye giridim. Hemsireler "cikolata ye hareketler belirginlessin" diyor. "Gerek yok zaten hic durmuyor" dedim. Bekledik ben arada bir tusa bastim. Kadin Dogum Uzmani Dr. Zeynep Yilmaz geldi. Hersey iyi gidiyor. 7 Mart 2103 icin randevulastik. Anestezi Uzmanim Dr. Yetkin Özer ile gorusmek uzeri asagi indik. Yetkin Bey kanda pihtilasma sorunum oldugumdan, genel anestezi ile dogum yapmamin daha uygun olacagini soyledi. Acikcasi cok moralim bozuldu. Ilk sozum "O zaman ilk ben goremem Ömer'i" oldu. Benim icin herhangi bir komplikasyonda bilincimin tam olarak kapali olmasinin cok onemli oldugunu soyleyince baska carem olmadigindan kabul etmek durumda kaldim. Yetkin Bey bana gecirdigim ameliyatlari, kullandigim ilaclari ve alerjim olup olmadigini sordu. Hepsini cevaplardim tek tek; ama aklim genel anestezi olmama takilmisti. Yetkin beyle 7 Mart'ta gorusmek uzere uzere vedalastik. Yakin arkadaslarimi ve ailemi aradim. Kanda pihtilasma sorununun gercekten bir sorun oldugunu o gun anladim. 

Hamilelgimin epey baslarinda bacaklarimda ve belimde surekli kramplar yasadigimdan, gece cok uyaniyordum. Surekli hareket etme ihtiyacim oluyordu. Cuma gecesi yine surekli uyandigim bir gecenin sabahi cok sukur sabah oldu diye sevincle kalktim yataktan. Geceler artik her gecen gun kabus oluyordu. 



Kahvalti hazirlarken Ömer minik bir isaret gonderince Zeynep Hanimi aradik. "Hazirlikli olun, stres yapmayin, cok uzaga gitmeyin ve bir degisiklik olursa beni arayin" dedi. Dogum cantalarimiz ve dogum sonrasi kayinvalidemlerde kalacagimizdan orada kullanacagimiz cantalar da hazirdi. O yuzden en azindan hazirlik acisindan icim rahatti. Cumartesi koktukta uyumaya calistim; ama ne mumkun, kramplar rahat birakmiyor, hep uyaniyordum. Pazar gunun sabahini yine zor ettim. Kramplar ve uykusuzluk disinda gayet iyiydim. Pazar aksami kramplar sebebiyle yerimde duramiyor evde dolaniyorum, esim kramplarin dakikalarini tutmus, hep periyodik olarak geliyor demesine kalmadan suyum geldi. Hemen Zeynep Hanimi aradik saat 22 civariydi, her zamanki sicacik dogum basliyor, hastaneye gidin, ben de geliyorum dedi. 23:00'da evden ciktik. Arayabildigim herkesi aradim. Annemler Istanbul'dan, kayinvalidemler Kocaeli'den yola cikti. Anadolu Saglik Merkezi'ne vardigimizda saat 23:50 idi. Acilden giris yaptik, nobetci Kadin Dogum Uzmani, Zeynep Hanim gelene kadar kontrollerimi yapti. 2 cm civari acilma oldugunu soyledi. Cok sevindim, en korktugum sey beni doguma daha var eve gidin bekleyin demeleriydi. Sukur korktugum olmadi. 36+6 gunluk hamileligim bitiyor ve anne oluyordum. Once odaya aldilar, tum ailem orada gecenin bir vakti! Ömer bey hepimizi esir etmis. 

Ameliyathaneye inerken Selda ve esim yanimda; ama heyecandan ve stresten konustuklarimizi hic hatirlamiyorum.


Saat 01:30'da ameliyathaneye girdim. Daha once calistigim hastanede, sedye ile hastanede dolasmak cok acayip bir duydu, bir yanda da cok iyi tabi hic yabancilik cekmiyordum. 

Ameliyathaneye girdim, Allahim o ne kalabalik, ne cok insan var, herkes birsey yapiyor. "Sonda hazir Zeynep Hanim diyor" hemsire. Iste benim kabusum Zeynep Hanimin "gerek yok kullanmayacagim" sozu ile bitiyor. 

Anestezi Uzmanini ilk kez goruyorum, malum benim herseyi planladigim Yetkin Bey yok hastanede. Allahtan cok sicakkanli ve konuskan bir kadin. Bir suru soru soruyor daha once Acibadem Hastanesi'nde calismis, onu taniyor musun, bunu biliyor musun diye muhabbet ediyoruz. Stresten ve mutluluktan cenem dusmus. Ameliyathane buz gibi ve birazda heyecandan titredigimi hatirliyorum.

Zeynep Hanim "Hazirsan basliyoruz, bayilmadan once hemen uyanmam Ömer'i emzirmem lazim" diye dusun diyor. "Ben 2 gecedir uykusuzum ya uyursam" diyorum panikle. "Bunu dusunme uyanacagim" diye dusun diyor. Dediklerine konsantre oluyorum ve bayiliyorum...

Saat 03.00 civari uyaniyorum. Ömer hayata 49 cm ve 3.490 kg olarak saglikla merhaba demis.


7 Mart'ta plandigimiz dogum 25 Subat'ta aniden gerceklestiginden, dogum fotografcimiz ile organizasyon yapamadigimdan, kisa bir sure once fotografcilik kursunu bitirmis babam cekiyor fotograflarimizi. 

Sevinc, saskinlik, uykusuzluk, idrak edememe ve hayal gibi dakikalar ve saatler basliyor benim icin.

Ilk esim gormus Ömer'i oyle kipkirmizi ve ciyak ciyak haliyle. Tembih etmistim belki bin kez, ben odaya geldigimde sakin herkes Ömer'in basinda olmasin beni unutmayin diye. Unutmamislar beni.

Ömer ile ilk karsilasmamizi malesef anestezinin etkisinden cok net hatirlamiyorum. Videoya cekmis iyi ki kayinvalidem.

Gece yarisi dogdugundan, bir normal dogum hikayesi gibi biraz hikayemiz. Sukur saglikla geldi Ömer. Iyi ki dogdu bizi cok bekletmedi.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Hamilelik surecim

Dogum gunume 3 gun kala ogrendim hamile oldugumu, evlendigim gunu saymazsam hayatimin en saskin gunuydu. Bir bebegimiz olsun istiyorduk, planli bir hamilelikti; ama insan yine de ogrenince inanamiyor. 

Cok basinda ogrendim hamile oldugumu henuz 5 haftalik bile degildi, o yuzden 5-6 kere kan aldirdim, surekli Beta-HCG yukseliyor mu diye kontrol etti Dr. Zeynep Yilmaz. Kendisi su ana kadar gordugum; en pozitif, en tatli ve telefonlara en hizli donus yapan hekim. Anadolu Saglik Merkezi'nde (ASM) calismama ragmen yuzyuze resmi olarak hic tanismamistik, dahilisinden aradim 'ben test yaptirdim' dedim. "Hemen gel tatlim, odamdayim" dedi. O an ve tum hamileligim boyunca en ihtiyacim olan sey; sakinlik, guzleryuz ve tecrubesiyle karsiladi beni. Ayni zamanda saglili beslenme uzmanim oldu. Cok disiplinli ote yandan. Her ay, bebege su gerekiyor bunu ye, sunu yeme diye hep bilgiler verdi. Hergun mutlaka otuz dakika yurumemi istedi. Hayatim boyunca hicbir hekimi boyle dinledigimi ve harfiyen dediklerini yaptigim olmamisti. Zeynep Yilmaz'in bendeki etkisine ben de sasiriyordum. 

Ben malasef hayati boyunca sabah kahvaltisini kahve ile gecistirenlerdendim. Oglenleri calistigim icin, isyerimde hep duzenli yemek yedim; ama aksamlari yine hep abur cubur ve kahve ile beslenirdim. Sigara da iciyordum. Hamile oldugumu ogrendigim gun sigarayi biraktim. Cok kolay oldu, sanirim o icimdeki minik bana cesaret verdi. Onca yilin aliskanligini sildi goturdu. Hem de oyle boyle degil, istemeyi birakin, aklima bile gelmiyordu. 

Hamilelgimin ucuncu ayinda isten ayrildim ve ev hanimligina basladim. Her sabah erkenden, acliktan olecek gibi uyaniyordum. Hergun o yumurta ve peyniri hazirlarken elim ayagim titriyordu heyecandan. Hayatimin en ac sabahlarini o gunler yasadim. Her gun mutlaka 30 dakika yurudum. Hayatimda ilk kez bu kadar duzenli spor yaptim. 

Ilk uc ay sabahlari hic mide bulantisi yasamadim, bazi aksamlar isten donerken biraz mide bulantilari cektim.  Hamileligin ilk uc ayi benim icin migren agrilasi demekti. Gunlerce surdugu oluyordu. Gittigimiz tatilde 5 gunun 3 gununu odada gecirdim. 3 ay sonunda migren agrilarim epey azaldi. 

3-6 ay arasi hamileligin en guzel aylari derler. Dogruymus. Hele o Ömer ile ultrasondaki randevularimiz harikaydi.

Esim, ilk hamile oldugum gunden itibaren cok okudu, cok arastirdi; hatta benden cok okumus bile olabilir. Cok sansliydim benimle birlikte o da hamileligi ogreniyordu. Hep yanimdaydi.

7. ayda migren kabusu yerine kramplar basladi. Geceleri kramlarla uyanir oldum. Bir de hamilelgimde 4 kez bayildim. Bir suru tahlil sonunda d-dimer degerim yuksek cikti. Ozetle kanda pihtilasma diye  anlatabilirim. Her gun deri altina igne yapmam gerekiyordu. Tatsiz bir durum tabi. Cok uzerinde durmamaya calistim. Sonucta Ömer ile ilgili tehlikeli bir durum yoktu ortada. Cok sukur saglik acisindan baska saglik sorunum olmadi. 

Dr. Zeynep Yilmaz 12 kilo hakkin var demisti. Ilk uc ay hic kilo almadim; zaten migrenden dolayi istesemde almam pek mumkun degildi. 61 kilo hamile kaldim, 73.2 kilo doguma girdim. Her gun yuruyusler ve saglikli dengeli beslenme sayesinde oldukca basarili bir kilo kontrolu sagladim. Hayatimda en tok oldugum donemdi. Hic ac kalmadim. Her gun mutlaka ara ogunlerde; sut, ceviz, kuru kayisi, sut ve meyve ile ogunleri destekledim. Balik yemek benim icin eziyetti, onun yerine baska seyler koyarak   acigi kapatmaya calistim.


Hamilelik evet guzel bir duygu; ama bir o kadar da zor ve sorumluluk gerektiriyor. Surekli yedigim ictigim seylerin son kullanma tarihlerine bakma takintisi ve dusersem takintisi basladi. Bir anda o kadar kilo alinca, insan biraz yavasliyor haliyle. Sunu belirtmeliyim ki cok zinde dinc bir hamilelik gecirdim. Sabah erkenden kalkiyor, gun icinde de cok enerjik oluyordum; ama aksam saat 23'leri pek goremiyordum, erkenden uykum geliyordu. Hani bir duygusallik cozer insana derler, hic oyle ekstra bir duygu degisikligi olmadi. Hicbir sey asermedim.



36+6'da birkac aydir cektigim kramplardan birini cekiyorum sandim, meger dogum baslamis. ASM'ye gittik, bir Pazar gece yarisi... Hamileligim iste o gece yarisi bitti ve gercek bir anne oldum o gece.

cgs