15 Nisan 2014 Salı

Anne olarak işe başlamak...


Bir annenin hayatındaki en büyük değişiklerden biridir işe başlamak. Hayatımda ilk kez evli ve çocuklu olarak bir işe başladım. Bekar olarak işe gelmek ile fark varmış . Daha önce işe geldiğim zaman evi unuturdum, eşim ile aynı hastanede çalıştığımızdan o da hep bir dahili uzağımdaydı. Lisa (can dostum) vardı evet ama Lisa evde tek başına kalabilen sessizce oturabilen başına bir kaza gelebilme ihtimali sıfır olan can dostum. Şimdi kalbimin bir kısmı evde. Ev sürekli aklımda. Yemeğini yedi mi? Bugün yeni ne yaptı diye hep aklımda olan minik oğlum. Bir de özlemek var tabi işte o en beteri. İşte her anne gibi sürekli gözümün önünde olan bir fotoğrafı var ama günde kaç kere ömer arşivi taranıyor siz tahmin edin.

İyi tarafları da var çalışan anne olmanın, hani şu yıllardır ‘kalite vakit geçirmek’ denen kavram var ya, işte ondan var artık bizim evde de. Açıkça söylemek gerekirse ben çalışmak için yaratılmışım. O yüzden evde olmak beni oldukça bunaltmaya başlamıştı. Maalesef eşim eve geldiğinde beş karış surat ile onu karşılar olmuştum. Eskiden akşam 19 civarları pestilim çıkmış olurdu, şimdi saat 18.30 civarı evde oluyorum ve bir enerji bir neşe değmeyin keyfime. Ömer ile vakit geçirmek artık benim için tam olarak bir cazibe merkezi oldu.

Bir şeyler üretip onun yanına koşmak onu öpmek daha mutlu etti beni.

Bana kızanlar olacaktır muhakkak ama samimiyetimle söylüyorum. Herkesin nasıl tipi birbirinden farklı ise karakteri de böyle işte kimi evde pasta börek yaparak mutlu olur, kimi spor yaparak kimi de benim gibi çalışarak.

Doğru kararı verdiğime inanıyorum inşallah hep böyle gider.

Sevgilerimle,


20 Mart 2014 Perşembe

Birlikte icilen o guzel kahvelere...

Kocaeli'ye tasindigimdan beri en cok neyi ozluyorum...
Ailemi, dostlarimi ve arkadaslarimi...
Hergun kahve icmemizin bir rutin oldugu kiymetli sevdiklerimi, simdi an kolluyorum bu firsati yaratabilmek icin. 
Simdi kahveyi bir basima iciyorum bazen telefon etmeden yapiyorum kahvemi, sonra ariyorum onlari. 
Dolu dolu yasamisimiz iyiki o seneleri yoksa simdi kizardim kendime.
Yakindaki sevdiklerinin kiymetini bilmeli insan, hayat bazen tatli surprizler hazirlayip uzak yollara dusurebilir sizi. 


Birlikte icilen kahve her zaman daha tatlidir. Unutmamak gerek.

7 Mart 2014 Cuma

Anadolu Saglik Merkezi ziyareti!

Bugun oglum Omer'in ilk goz muayenesi icin Anadolu Saglik Merkezi'ne gittik. Benim icin ASM sadece bir hastane degil. 3 sene calistigim, bu surecte esimle tanistigim ve sonrasinda hamileligimi ogrendigim ve Omer'in hayata merhaba dedigi yer. O yuzden ayri bir ozel. Her gittigimde icim pir pir olur. 


Cok sevdigim insanlar ve calisma arkadaslarim oldugundan uzun bir aradan sonra bugun gitmek daha guzel geldi.
Gider gitmez Kurumsal Iletisim'e (eski calistigim departman) ciktim. Eski masama nedense yaklasamadim bu huzun coktu icime. Kizlar cok guzel karsiladilar, hepsi civil civil. Omer'i cok sevdiler. Benim ilk hamile oldugumu onlarla paylastigimdan ve 3 senemizin hep beraber gectiginden daha ozel yaklastiklarini hissettim.


Bazi arkadasliklar biraktigin yerden ayni sicaklikta devam ediyor. Iclerinde uzun zamandir gormediklerim konusmadiklarim vardi; ama iste gecen onca zamandan birseyler kalmis ani olarak, ayni yerden devam etmeyi kolaylastiran. 

Omer cok cekingen davrandi, kimsenin kucagina gitmek istemedi. Yere biraktigimda ise bacagima yapisti. Cok saskindi. Bu hallerine yeni yeni alisiyorum.  Son bir aydir tanimadigi kisileri gorunce cekiniyor. Bu durum umarim kisa surelidir ve umarim gecer. Bunu kendime not edip ne yapmali hemen bir arastirmaliyim. Sicakkanli ve herkesle iyi iliskileri olmasi icin uzerime dusenden fazlasini yapmaliyim. Departmandan ayrildik, indik ilk goz muayenesine. Sukur bi mr sorun yok dedi doktor. 1 sene sonra yeniden gidecegiz.

Omer bugun ilk kez babasinin ofisine gitti.  Aslinda hastanede oldugumuz sure icerisinde onca kalabaliga ragmen aglamamasi bile buyuk basari diyebilirim; cunku esim hala ASM de calistigindan ve ben 3 yil calistigimdan neredeyse herkesi taniyoruz, her gordugumuz ile konustuk ve tabi her goren ilk Ömer'e kostugundan  biraz saskinlik ve cekingenlik normal kabul edilebilir.


Sonra kahve aldik esimle, ozledigim Colombus cafe'nin lattesi ve samimi calisanlar... Ciktik hastaneden bir ara her aksam yaptigimiz gibi bindik arabaya uzaklastik. 

Geride biraktiginizi sandiginiz bazi anilar aslinda hic birakmiyormus sizi. Hep bir yerlerde duruyormus ve insanlarla kurdugunuz muhabbet ya da icten bir merhaba ise sonsuza uzaniyormus. Iyi ki boyle biriyim, iyi ki insanlar cikti karsima ne buyuk mutluluk.

2 Mart 2014 Pazar

Canim oglum 1 yasinda!

Canim oglumun dogum gunu kutladik. 25 Subat dogumlu Omer aslinda ama Cumartesi olsun Istanbul'dan arkadaslarim da gelsin diye 3 gun erken kutladik.
Dogum gunune yaklasik 10 gun kala Izmitte parti organizasyon islerinin bence 1 numarali ismi Elif Azioglu iyi seyler atolyesi ile gorusmeye gittim. Elif ile instagramdan tanisiyorduk. Kendisi sicacik fikirleri kipir kipir ve modern. Konseptimiz sari, mavi ve gri olsun istiyordum. Elif mavi olmasin dedi, iyi ki demis. Cikardim maviyi! Ekledik taci. O tac ile ne cok ugrastilar sagolsunlar benden cok ozendiler Merve ile tum hazirliklar icin. Cok titiz ve ozenliydi hersey. Tam istedigim gibi sade ve sIk oldu hersey.



Daha fazla yazmaya gerek var mi bilmiyorum. Fotograflar herseyi anlatiyor.


Kurabiyeleri canim arkadasim Sule Yavuz yapti. Hem goruntu hem lezzet harikaydi, her zamanki gibi...


Pastayi Izmit'in eski pastanelerinden olan Hosgor'de yaptirdik. Elif ozellikle tembih etti uzerini bos birak biz uzerini susleriz diye. Cok icime sindi ve cokta guzel oldu.


Canim oglum o gun kendisinden beklenmeyecek kadar sakin ve olgin davrandi. Acikcasi kalabaliga cok alisik degil ama o gun sanki o kalabaligin onun icin geldigini anlamis gibi misafirperver davrandi.


Erkek annesi olunca uyum konusunda biraz sorun yasadim. Sonra aklima sari etek giymek ve Ömere de sari pantolon giydirmek geldi. Kisin ortasinda sari etek bulmak sandigimdan kolay oldu. Sansim yaver gitti demek daha dogru olur.

Pastayi kesmeden once en cok endiselendigim anlardan biriydi, herkes Omer diye seslenince Omer sandigim gibi aglamadi sukurler olsun; ama cok saskindi. Ustteki fotografta saskinligi cok net gorunuyor. 

Guzel organizasyonlarin en onemli kriteri sevdiginiz insanlarin yaninizda olmasidir. Uzaklardan gelen dostlarim oldu, bu bahaneyle hasret gidermis olduk. Buna ayrica cok sevindim.


Omerin ne kadar sevildigini bir kez daha anladim ve hissettim. Daha guzel bir dogum gunu olamazdi. 


7 Şubat 2014 Cuma

Diş Bugdayı!

Omer 6 aylık oldugunda hemen hemen iki dişi birden cikmaya basladı. Hemen parti icin kollari sivadim. Herseyi kendim yaptim desem biraz yalan olur; cunku aslinda kombinasyonlari ben yapmis olsam bile aslinda herseyi hazır aldim. Bir bugdayi ben yaptim gerisi toplama. Oldukca keyifli oldu. Bir gun oncesinden evi susledim.


Acikcasi ikramlarin cogunu disardan aldim. Gelenlere Omer'in agzindan ufak notlar yazdim. Canim dostum Pelin'in bize dis bugdayi hediyesi suslu havlulardan ve tatli Sule'm kurabiyelerinden ve cupcakelerini hediye ettim. 

Pasta klasik dis seklindeydi. İzmit Hosgor Pastanesi'nde yaptirdim. Tadı da gorunumu de harikaydi. 

Yine bir klasik oyun olan meslek secme oyununu oynadik. Bizimki sanirim erkek genlerinden gitti ve kirmizi arabayi secti. Hangi neslegi yapagini pek anladigimiz soylenemez.


Bugdaylarin birinin icine altin yerlestirdik. Omer'in ninesine cikti altın. Daha bize kac hediye alacak canim ananem bilmiyorum:)

Kardesim Selda'm egitim icin Paris'de oldugundan biraz icim buruktu; ama Allah boyle ayriliklar versin diye kendimi teselli ettim.

Omer'e ne giydirsem derdine dusmustum, sagolsun Pelin'm yetisti derdime, meger zaten esi Ahmet ile hediye almislar bile. Minik Omer bir fil oldu hem de en ponpınlusundan.


İstanbul'dan canim dostlarim geldi. Hayatimin en onemli anlarinda yanimda olan canim dostlarim. Ve instagram tanistigim guzel insanlar.


Tabi canim ailemin bir kismi...


İste boyle gecti dis bugdayi partimiz. Simdi Omer 11aylik ve 6 disi var 7.si gorundu bugunlerde bizi biraz ugrastiriyor. 

Kadin Hastaliklari ve Dogum Uzmani secerken nerelere dikkat ettim


Hekim secimi tabiki her zaman cok onemli bir karar; ama uzun sure birlikte bir sureci takip edecekseniz, hele ilk kez hamileyseniz daha da onemli. Ben bu surecte en dogru ya da kendime en uygun hekimle bu sureci gecirdigim icin kendimi cok sansli hissediyorum. Dr. Zeynep Yilmaz tam olarak asagida yazdiklarimdir kendisi. Iyi ki bu guzel sureci birlikte gecirdik. 


Guleryuz olmali, bu heyecanli bir o kadar da stresli ve merakli oldugunuz gunde size bir sicak gulumsemeyi cok gormemeli.
Samimi olmali.
Sevecen olmali bazen elinizi tutacak kadar en azindan.
Iyi bir dinleyici olmali, anlattiklarinizi can kulaginile dinleyip oyle yorum yapmali.
Sakin olamali ve sakin bir ses tonu olmali, olasi bir sorun karsisinda panik yaratmamali.
Aradigimda belki ismimden degil ama bir baska anahtar kelimeyle beni hatirlamali.
Diger doktorlarla koordineli calismali ve yol gosterici olmali.
Surekli yogunum, hic bos vaktim yok diye dert yanmamali.
Aradigim her zaman ulasabilmelim ya da musait oldugunda geridonus yapmali. (tabiki hekim olarak doguma girecek ve hastalari olacaktir; ama hic geridonus yapmayan saatler sonra bile aramayan hekimleri kastediyorum)
Vakit ayirmali, muayene sirasinda acele etmemeli.
Saglikli yasam ve spora onem vermeli. 
Herseyi rahatca konusabilecegim biri olmali.
Sacma sorulara bile alay etmeden, sakince cevap verebilmeli.
Yenilikleri takip etmeli.
Espirili olmali, bu surec oldukca eglenceli bir surec oldugundan size hasta gibi davranmamali. Bir iki espri ile o telasi azaltabilmeli.
Ayni dili konusabildiginiz biri olmali.

Pek cok madde oldu belki ama hepsinin mumkun oldugunu gordum. Iyi dusunmeli ve kendine en uygunu bulmali. Benim onem verdiklerim yukarda yazdiklarimdan ibaret. Kimi daha ciddi bir hekimle mutlu olabilir tabi bu kisiden kisiye degisir onemli olan kendin icin ideal olani bulmaktir.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Olmazsa olmaz dogum hikayem!

36 hafta 3 gunluk hamileydim, bir Persembe gunu esimle Kadin Dogum Uzmanim ve Anestezi ve Reanimasyon Uzmanim ile gorusmeye gittik. Once Kadin Dogum Uzmani ile rutin ultrasondan Ömer'e baktik. Artik pek kipirdayacak yeri kalmamis, yanaklar iyice tombiklesmis, gobek iyice dobisko olmus, parmak agizda sanki guluyor bize. Ardindan nst'ye giridim. Hemsireler "cikolata ye hareketler belirginlessin" diyor. "Gerek yok zaten hic durmuyor" dedim. Bekledik ben arada bir tusa bastim. Kadin Dogum Uzmani Dr. Zeynep Yilmaz geldi. Hersey iyi gidiyor. 7 Mart 2103 icin randevulastik. Anestezi Uzmanim Dr. Yetkin Özer ile gorusmek uzeri asagi indik. Yetkin Bey kanda pihtilasma sorunum oldugumdan, genel anestezi ile dogum yapmamin daha uygun olacagini soyledi. Acikcasi cok moralim bozuldu. Ilk sozum "O zaman ilk ben goremem Ömer'i" oldu. Benim icin herhangi bir komplikasyonda bilincimin tam olarak kapali olmasinin cok onemli oldugunu soyleyince baska carem olmadigindan kabul etmek durumda kaldim. Yetkin Bey bana gecirdigim ameliyatlari, kullandigim ilaclari ve alerjim olup olmadigini sordu. Hepsini cevaplardim tek tek; ama aklim genel anestezi olmama takilmisti. Yetkin beyle 7 Mart'ta gorusmek uzere uzere vedalastik. Yakin arkadaslarimi ve ailemi aradim. Kanda pihtilasma sorununun gercekten bir sorun oldugunu o gun anladim. 

Hamilelgimin epey baslarinda bacaklarimda ve belimde surekli kramplar yasadigimdan, gece cok uyaniyordum. Surekli hareket etme ihtiyacim oluyordu. Cuma gecesi yine surekli uyandigim bir gecenin sabahi cok sukur sabah oldu diye sevincle kalktim yataktan. Geceler artik her gecen gun kabus oluyordu. 



Kahvalti hazirlarken Ömer minik bir isaret gonderince Zeynep Hanimi aradik. "Hazirlikli olun, stres yapmayin, cok uzaga gitmeyin ve bir degisiklik olursa beni arayin" dedi. Dogum cantalarimiz ve dogum sonrasi kayinvalidemlerde kalacagimizdan orada kullanacagimiz cantalar da hazirdi. O yuzden en azindan hazirlik acisindan icim rahatti. Cumartesi koktukta uyumaya calistim; ama ne mumkun, kramplar rahat birakmiyor, hep uyaniyordum. Pazar gunun sabahini yine zor ettim. Kramplar ve uykusuzluk disinda gayet iyiydim. Pazar aksami kramplar sebebiyle yerimde duramiyor evde dolaniyorum, esim kramplarin dakikalarini tutmus, hep periyodik olarak geliyor demesine kalmadan suyum geldi. Hemen Zeynep Hanimi aradik saat 22 civariydi, her zamanki sicacik dogum basliyor, hastaneye gidin, ben de geliyorum dedi. 23:00'da evden ciktik. Arayabildigim herkesi aradim. Annemler Istanbul'dan, kayinvalidemler Kocaeli'den yola cikti. Anadolu Saglik Merkezi'ne vardigimizda saat 23:50 idi. Acilden giris yaptik, nobetci Kadin Dogum Uzmani, Zeynep Hanim gelene kadar kontrollerimi yapti. 2 cm civari acilma oldugunu soyledi. Cok sevindim, en korktugum sey beni doguma daha var eve gidin bekleyin demeleriydi. Sukur korktugum olmadi. 36+6 gunluk hamileligim bitiyor ve anne oluyordum. Once odaya aldilar, tum ailem orada gecenin bir vakti! Ömer bey hepimizi esir etmis. 

Ameliyathaneye inerken Selda ve esim yanimda; ama heyecandan ve stresten konustuklarimizi hic hatirlamiyorum.


Saat 01:30'da ameliyathaneye girdim. Daha once calistigim hastanede, sedye ile hastanede dolasmak cok acayip bir duydu, bir yanda da cok iyi tabi hic yabancilik cekmiyordum. 

Ameliyathaneye girdim, Allahim o ne kalabalik, ne cok insan var, herkes birsey yapiyor. "Sonda hazir Zeynep Hanim diyor" hemsire. Iste benim kabusum Zeynep Hanimin "gerek yok kullanmayacagim" sozu ile bitiyor. 

Anestezi Uzmanini ilk kez goruyorum, malum benim herseyi planladigim Yetkin Bey yok hastanede. Allahtan cok sicakkanli ve konuskan bir kadin. Bir suru soru soruyor daha once Acibadem Hastanesi'nde calismis, onu taniyor musun, bunu biliyor musun diye muhabbet ediyoruz. Stresten ve mutluluktan cenem dusmus. Ameliyathane buz gibi ve birazda heyecandan titredigimi hatirliyorum.

Zeynep Hanim "Hazirsan basliyoruz, bayilmadan once hemen uyanmam Ömer'i emzirmem lazim" diye dusun diyor. "Ben 2 gecedir uykusuzum ya uyursam" diyorum panikle. "Bunu dusunme uyanacagim" diye dusun diyor. Dediklerine konsantre oluyorum ve bayiliyorum...

Saat 03.00 civari uyaniyorum. Ömer hayata 49 cm ve 3.490 kg olarak saglikla merhaba demis.


7 Mart'ta plandigimiz dogum 25 Subat'ta aniden gerceklestiginden, dogum fotografcimiz ile organizasyon yapamadigimdan, kisa bir sure once fotografcilik kursunu bitirmis babam cekiyor fotograflarimizi. 

Sevinc, saskinlik, uykusuzluk, idrak edememe ve hayal gibi dakikalar ve saatler basliyor benim icin.

Ilk esim gormus Ömer'i oyle kipkirmizi ve ciyak ciyak haliyle. Tembih etmistim belki bin kez, ben odaya geldigimde sakin herkes Ömer'in basinda olmasin beni unutmayin diye. Unutmamislar beni.

Ömer ile ilk karsilasmamizi malesef anestezinin etkisinden cok net hatirlamiyorum. Videoya cekmis iyi ki kayinvalidem.

Gece yarisi dogdugundan, bir normal dogum hikayesi gibi biraz hikayemiz. Sukur saglikla geldi Ömer. Iyi ki dogdu bizi cok bekletmedi.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Hamilelik surecim

Dogum gunume 3 gun kala ogrendim hamile oldugumu, evlendigim gunu saymazsam hayatimin en saskin gunuydu. Bir bebegimiz olsun istiyorduk, planli bir hamilelikti; ama insan yine de ogrenince inanamiyor. 

Cok basinda ogrendim hamile oldugumu henuz 5 haftalik bile degildi, o yuzden 5-6 kere kan aldirdim, surekli Beta-HCG yukseliyor mu diye kontrol etti Dr. Zeynep Yilmaz. Kendisi su ana kadar gordugum; en pozitif, en tatli ve telefonlara en hizli donus yapan hekim. Anadolu Saglik Merkezi'nde (ASM) calismama ragmen yuzyuze resmi olarak hic tanismamistik, dahilisinden aradim 'ben test yaptirdim' dedim. "Hemen gel tatlim, odamdayim" dedi. O an ve tum hamileligim boyunca en ihtiyacim olan sey; sakinlik, guzleryuz ve tecrubesiyle karsiladi beni. Ayni zamanda saglili beslenme uzmanim oldu. Cok disiplinli ote yandan. Her ay, bebege su gerekiyor bunu ye, sunu yeme diye hep bilgiler verdi. Hergun mutlaka otuz dakika yurumemi istedi. Hayatim boyunca hicbir hekimi boyle dinledigimi ve harfiyen dediklerini yaptigim olmamisti. Zeynep Yilmaz'in bendeki etkisine ben de sasiriyordum. 

Ben malasef hayati boyunca sabah kahvaltisini kahve ile gecistirenlerdendim. Oglenleri calistigim icin, isyerimde hep duzenli yemek yedim; ama aksamlari yine hep abur cubur ve kahve ile beslenirdim. Sigara da iciyordum. Hamile oldugumu ogrendigim gun sigarayi biraktim. Cok kolay oldu, sanirim o icimdeki minik bana cesaret verdi. Onca yilin aliskanligini sildi goturdu. Hem de oyle boyle degil, istemeyi birakin, aklima bile gelmiyordu. 

Hamilelgimin ucuncu ayinda isten ayrildim ve ev hanimligina basladim. Her sabah erkenden, acliktan olecek gibi uyaniyordum. Hergun o yumurta ve peyniri hazirlarken elim ayagim titriyordu heyecandan. Hayatimin en ac sabahlarini o gunler yasadim. Her gun mutlaka 30 dakika yurudum. Hayatimda ilk kez bu kadar duzenli spor yaptim. 

Ilk uc ay sabahlari hic mide bulantisi yasamadim, bazi aksamlar isten donerken biraz mide bulantilari cektim.  Hamileligin ilk uc ayi benim icin migren agrilasi demekti. Gunlerce surdugu oluyordu. Gittigimiz tatilde 5 gunun 3 gununu odada gecirdim. 3 ay sonunda migren agrilarim epey azaldi. 

3-6 ay arasi hamileligin en guzel aylari derler. Dogruymus. Hele o Ömer ile ultrasondaki randevularimiz harikaydi.

Esim, ilk hamile oldugum gunden itibaren cok okudu, cok arastirdi; hatta benden cok okumus bile olabilir. Cok sansliydim benimle birlikte o da hamileligi ogreniyordu. Hep yanimdaydi.

7. ayda migren kabusu yerine kramplar basladi. Geceleri kramlarla uyanir oldum. Bir de hamilelgimde 4 kez bayildim. Bir suru tahlil sonunda d-dimer degerim yuksek cikti. Ozetle kanda pihtilasma diye  anlatabilirim. Her gun deri altina igne yapmam gerekiyordu. Tatsiz bir durum tabi. Cok uzerinde durmamaya calistim. Sonucta Ömer ile ilgili tehlikeli bir durum yoktu ortada. Cok sukur saglik acisindan baska saglik sorunum olmadi. 

Dr. Zeynep Yilmaz 12 kilo hakkin var demisti. Ilk uc ay hic kilo almadim; zaten migrenden dolayi istesemde almam pek mumkun degildi. 61 kilo hamile kaldim, 73.2 kilo doguma girdim. Her gun yuruyusler ve saglikli dengeli beslenme sayesinde oldukca basarili bir kilo kontrolu sagladim. Hayatimda en tok oldugum donemdi. Hic ac kalmadim. Her gun mutlaka ara ogunlerde; sut, ceviz, kuru kayisi, sut ve meyve ile ogunleri destekledim. Balik yemek benim icin eziyetti, onun yerine baska seyler koyarak   acigi kapatmaya calistim.


Hamilelik evet guzel bir duygu; ama bir o kadar da zor ve sorumluluk gerektiriyor. Surekli yedigim ictigim seylerin son kullanma tarihlerine bakma takintisi ve dusersem takintisi basladi. Bir anda o kadar kilo alinca, insan biraz yavasliyor haliyle. Sunu belirtmeliyim ki cok zinde dinc bir hamilelik gecirdim. Sabah erkenden kalkiyor, gun icinde de cok enerjik oluyordum; ama aksam saat 23'leri pek goremiyordum, erkenden uykum geliyordu. Hani bir duygusallik cozer insana derler, hic oyle ekstra bir duygu degisikligi olmadi. Hicbir sey asermedim.



36+6'da birkac aydir cektigim kramplardan birini cekiyorum sandim, meger dogum baslamis. ASM'ye gittik, bir Pazar gece yarisi... Hamileligim iste o gece yarisi bitti ve gercek bir anne oldum o gece.

cgs


Yasasin mektuplar ve kartlar

Bir mektup ya da bir kart, hicbir sms tutamaz yerini. Kavusmaya bir adim kala gibi bir his uyandiriyor icimde. Klasik belki ama bir o kadar da dogru degil mi? Onun parmaklarinin degdigini kagidi tutmak, o kagidin onunla ayni odada bulundugunu bilmek. Bir kere daha dusunulerek, daha hissedilerek ve yavas yazildigindan daha omurluk. 

Hangi sms'i saklayabiliriz sonsuza dek, hangi sms'e kokumuzu surebiliriz, hangi sms'e ya da telefon konusmasina parmak  izimizi birakabiliriz. 

Kardesim 5 ay kaldigi Paris'den bana 4 kart gonderdi. Yuzlerce kez mesajlastik, onlarca kez telefonla konustuk, yillar sonraya ne kalacak elimde... Iste o sicak 4 kart kalacak. 



Her zaman yazmayi seven biri oldum, ozellikle duygulari kagida kalemle yazanlardan ve yazdiklarimi sevdiklerime veren. Bana yazilanlari saklayana. Sanirim annem ve babamdan gecti bu duygu bana. Annem ve babam hep bize sevgisi gosterdi hala da gosterir; ama hep yazarlardi hala yazarlar. Bana kazandirdiklari en guzel seylerden biri. 

Simdi ogluma yaziyorum. Her yilbasi aksami bir mektup, uzun ve o gunlerde ne yaptigi ile ilgi. Dayanabilirsem 18. yas gununde hepsini verecegim.

Keske herkes kisa bile olsa yazsa. Yillar sonraya daha guzel bir ani olamaz. 

cgs

26 Ocak 2014 Pazar

Lisa'm


Benim yalniz gunlerimin dostu...
3,5 aylik ve sadece 6,5 kg idi tanistigimizda, simdi ise 5 yasinda 26 kg. Oradan bakinca cok az zaman gecmis gibi gorunebilir size ama benim icin hayatimin en onemli donemlerinde yanimda oldugu icin cok ozel.


Lisa aslinda benim ilk kopegim degil; ama sorumlulugunu sadece benim aldigim ilk kopegim. Ikisi arasinda biraz fark var; sorumluluk, aidiyet, sevgi, disiplin ve sadakat. Itiraf etmeliyim Kont ile cok ilgilenmedim, evde benim disimda 3 kisi daha oldugundan disari cikarma hatta mama verme konusunda dahi simariklik yan cizdigim gunler oldu. Bu sebeple babam Lisa konusunda cok netti! Sakin alma dedi. (Babamin bugune kadar yapma alma dedigi pek gorulmemistir.) cok istiyordum sonunda Lisa ile ayni evi paylasmaya basladik. Ailemdemden ayri yasamaya basladigimin 2inci ayiydi Lisa evime geldi. O kadar yaramaz o kadar hareketliydi inanamazsiniz. Ilk iki gun neredeyse onunla birlikte ben de uyuyamadim. Haftasonu sabah 7 disardayiz, tabi tuvalet egitimi yok. O zamanlar Teknosa'da calistigim icin sabah 7'de cikiyorum, 18.30 da geliyorum eve. Lisa evde tum gun yalniz, onu disari cikacak kimse yok, haliyle tuvalet egitimini vermem ancak 10 aylikken duzene girdi. Cok zayifti surekli hasta oluyordu veterinere gitmemiz gerekiyordu. Gece yarisi veterinerden dondugumuz gecelerin sayisi oldukca fazla. Cok istahsizdi, Lisa'ya neredeyse 1 yasina kadar elimle oyun oynayarak sabah aksam yemek yedirdim. 1 yasinda saglik sorunu sebebiyle kisirlastirmak zorunda kaldim, ondan sonra istahi epey acildi. 


Lisa ile toplamda 5 yilda 4 ev degistirdik. O kadar uyumlu ki her gittigimiz eve, siteye ve komsulara hemen ayak uydurdu. Evlenmeden once oturdugumuz sitede cok arkadasi vardi cok sosyaldi; fakat simdi tek bir arkadasi bile yok. Bu en cok uzuldugum konulardan biri. Beni bir kopek isirdi, Lisa beni korumak icin kopege saldirinca, kopek de onu isirdi. Olaydan bir ay sonra ben evlendigim icin tasindik ve sosyal hayati tamamiyle bitti. (Bir kopek icin arkadasin onemini biliyorum, bu konuda en kisa surede birseyler yapmaliyim.)


Lisa benim icin hicbir zaman bir kopek olmadi. Hep bir dostum gibi konustum onunla, hep sevdim, tum planlarimi ona gore yaptim. Benim en sadik dostum. Iyi ki var dedim.  Calistigim yillarda, Lisa eve geldigimde o kadar sevincle karsilardi ki beni, ne kadar yorgun olursam olayim, yorgunlugumdan utanirdim. 


Hep enerjik, aritmik, sevgi dolu, heyecanli ve hep benimle ol...

cgs


23 Ocak 2014 Perşembe

Kardesim...

Canim kardesim ile kavusmamiza cok az kaldi. Saatleri bile saymak artik mumkun. Cok ozledim cok. Doktorasi icin 5 aydir Paris'te yasiyordu. En uzun ayriligimiz bu olsun ve lutfen son olsun. Ona 2012'de dogum gunu icin bir yazi yazmissim. Aslinda cogu sadece ikimizin ve ailemizin anlayacagi hatiralar; ama kiz kardes olanlar da anlar ne hissettigimi ne demek istedigimi.

Hayat ufak guzelliklerde sakli, buyuk mucizelere cok ihtiyacimiz yok aslinda, zaten en buyuk mucize sevdiklerimizle yanyana olmak ya da bir telefon ile sesini duyabilmek.

2012 yilinda yazdigim yazi:

Yil 1985, aylardan Temmuz.
19'unda hayatimin anlami dogdu. Kardesim, dostum ve benim diger yarim.
Her gun hayatima birsey daha katti. Bir suru sey ogretti bana.
İnsanlarin ne kadar minik dogduklarini ilk onu gorunce ogrendim.
Odami, oyuncaklarimi, jelibonu, bonibonu bile paylasmayi ogrendim sayesinde.
Annem ve babam onunla ilgilenirken kiskanmadan beklemeyi ogrendim.
Gulmenin daha guzel oldugunu ogrendim.
Sabrin ne demek oldugunu daha 5 yasindayken beni butun gun lolipop elinde beklediginde ogrendim.
Annemleden gizli birsey yaptigimizda sir saklamayi ondan ogrendim.
Evde hep bir arkadasim vardi, evin eglenceli bir yer oldugunu ondan ogrendim.
Eve yorgun ya da mutsuz geldigimde sarilmanin ne kadar onemli oldugu nasil huzur verdigini ondan ogrendim.
Biriyle yanyana cizgi film izlemenin ne kadar guzel birsey oldugunu ondan ogrendim.
Uzgun ve caresiz hissettigimde de gulebilmeyi ondan ogrendim.
Aglamak isterken bile aglamamayi ondan ogrendim.
İstedigini almayi babama uyguladigi yaratici isteklerle ogrendim.
Gurur duymayi ondan ogrendim.
Abla olmanin tum inceliklerini ondan ogrendim. 


Selda'm olmasaydi bunlarin hepsi yarim eksik olacakti. Ondan daha iyi bir kardes hayal bile edemezken mukemmel bir kardesim oldu.
Hayatta bana verilen en guzel armaganlardan biri oldu. Her zaman iyi ki var iyi ki benim kardesim dedim.
Onu cok cok seviyorum. İyi ki dogmus benim canim. 
 
cgs

22 Ocak 2014 Çarşamba

Babyshower!

36 haftalik hamileyim, Instagram'dan tanistigim guzel insanlarla tanisali 4 ay olmus; ama sanki yillar olmus gibi. 15 gunde bir mutlaka gorusuyoruz; ama hergun yazisiyoruz, hic aksatmadan. Benim Izmit'teki biricik dostlarim olmuslar bile coktan. Toplam 10 kisiyiz o gunlerde icimizden benimle birlikte 3 kisi daha hamile. Diger 7 kisinin cocuklari var, bizi cok iyi anliyorlar, psikolojik destek hic bitmiyor. Surekli soyle yap ya da boyle yapmalisin diye hep yanimizdalar. 

Bir gun yine klasik bir instagram Kocaeli bulusmasina gitmek icin cikiyorum evden. Melis ariyor yoldayken "biz geldik neredesin?" diyor. Ben bulusmalara genelde hep erken giderim o yuzden biraz stres var uzerlerinde. "5 dakikaya oradayim" diyorum.

Iceri giriyorum,bizim kizlar geldi mi? diyorum gorevliye Tuba Hanim rezervasyonu mu? Yukarida diyor. Yukari cikiyorum. Tuba'ya "vay Tuba kendi adina rezervasyon yaptirmissin" diye laf atiyorum. O arada daha cumlemi tamamladan goruyorum o guzelim susleri.

Her yer mavi, balonlar, cupcakeler, hediyeler, kurabiyeler, sekerler ve daha pek cok sey.


Saskina donuyorum, bir anda mutluluk sarhosu olmak nasil birsey o anda anliyorum.  Kizlar her zamanki gibi ozenerek gelmisler ve hepsi guleryuzlu.

Sule kurabiyelerin ve cupcakelerin mimari yukari kadar cikmis. Daha once hic tanismamasiz; ama Hazel ve Gul cok anlattigindan taniyor gibiyim. Sule geliyor kucaklasiyoruz. Kac kisi ilk tanistigi an kucaklasir biriyle?


Dunya tatlisi bir insan, becerikli ve cok icten. Bir de ayri bir kurabiye yapmis; Lisa, Toygun, Ömer ve ben variz uzerinde.

Hazel hamileligimde ve sonrasinda bana psikolojik olarak en cok destek olan kisilerden biri her zamanki gibi sicacik guluyor bana.


Tuba bu arada surekli kosturuyor, hic durmuyor. Bir yandan da kiziyor bana "Niye erken geldin? Muzik acacaktik daha" diyor. Tuba en dobramiz, en kaynanamiz, biraz sever konusmayi ve en guleryuzlumuz.


Gul geliyor daha sonra icimizde en yogunumuz. Her zamanki gibi telasli. Bir sariliyor bana iyi ki tanimisim diyorum yeniden.

Ilkay o zamanlar o da hamile birlikte paylasiyoruz yeni hayatimizin heyecanini. Pek kucaklasamiyoruz gobeklerden ama biliyoruz kalpten sariliriyoruz birbirimize.


En suslumuz en bakimlimiz Melis tanisali 1 ay olmus ama sanki daha cokmus gibi guluyoruz surekli. Tatli yedirmeye calisiyor bana tatli Melis.

Isil, ikinci cocugu dogali yaklasik 1 ay olmus birlikte gecirmisiz koca hamileligi. Farkli bir dilden konusuyoruz icinde heyecan ve mutluluk var.

Senem, instagram sayesinde tanistigim ilk kisi. Her zamanki gibi deli dolu. Fotograf cekmeye yeni baslamis ilk cektigi projelerden biri benimki. Fotograflari cektiginden pek fotografi yok.



Bu kizlarin yeri benim icin cok ayri, hayatimin en onemli donemde yanimdaydilar, hala yanimdalar. Onlarsiz olmaz.


Her sabah gunaydin ile basliyoruz gune, gun boyu devam ediyor. Yillar sonra boyle guzel dostluklar kurulabiliyormus ne mutlu bana...


Sevgiler
cgs

Yeni Hayat...

Yeni evime tasinmama 1 gun kala, Anadolu Saglik Merkezi’nde bir proje icin tanistirildik. Benim aklimda evden tasinma heyecani ve yogunlugu surekli son kez hersey tamam mi diye dusunuyorum. Check listlerimi kontrol ediyorum, bir yandan da 1 gun izinli olacagimdan isleri toplamaya calisiyorum. Nereden cikti bu proje diyorum icimden, tam yeni evime tasinma heyecani icindeyken. 


Basiskele (su an oturdugum yer) o zamanlar haritada yerini bilmeyi birakin Kocaeli’de oldugunu bile bilmiyorum. Bir organizasyon yapilacak ustelik uzun soluklu. Ne soguk cocuk dedim icimden, ne kadar kendini begenmis. Esim bana e-posta gonderecegini iletti ve ayrildik. 


Tek basima yasadigim minik evimden "baktim evde kesin kalmisim" daha buyuk bir eve geceyim fikriyle yerlesmeyi tamamladim.


Aradan bir sure gecti projeyle ilgi bir e-posta gelmeyince soran e-postalar gondermeye basladim. Cevap hep ayni, ben size haber verecegim Cigdem Hanim! Kisa, oz ve net! Bir sure sonra ilk ziyaret icin randevu saati ve gunu geldi. Bir Pazartesi gunu. Off diyorum onca is arasinda kalk bir de Pazartesi yogunlugunda Kocaeli’ne git! İçimden: Neyse is oldugu icin gorevimiz gidecegiz ayy bu cocukta pek soguk nasil gecer o yol toplanti diyorum icimden. 


Toygun Bey’in Anadolu Grubu Holding binasında isi uzuyor, bir de gec kaliyoruz. Ben tabi sinir kupu. Epey soyleniyorum telefonda. "Iyi bari sakin cocukmus" diyorum icimden, laf etmedi onca cadiligima. Neyse sonunda asagida bekliyorum diye telefon ediyor, 5 dk sonra diyorum intikam icin beklesin biraz diye. Elimde kahvem biniyorum arabasina. 


Ilk goruste ask degil belki ama ikinci goruste ask! 


Arabaya bindigim ilk saniye ne yakisikli cocuk diyorum icimden. Sonra bir konuyorum hic susmuyorum. 10 dakikada tum gecmisini ogreniyorum tabi. Allahim diyorum insallah hislerim tek tarafli degildir.


Iki gun sonra ikinci toplantiya gidiyoruz. Sonrasinda kahve icmeyi teklif ediyor. Oturuyoruz; ama is telefonlarindan pek konusamiyoruz. Isten dolayi zaten telefonlarimiz var birbirimizde, bu sebeple hoslanmanin en onemli isareti telefon alma olayi olayi olmuyor. Ben off diyorum olacak mi bizim durum. Bir isaret bir yakınlik bekliyorum.


Sosyal medyadan bana birseyler yaziyor, tamam diyorum oldu bu is.


Hayatimda ilk kez bir sise sarabi tek basima iciyorum ve tabiki fonda acikli sarkilar. Pelin’i ariyorum, surekli ne olacak diye. Pelin endiseli korkuyor evde bir basima iciyorum diye, gelecegim isyanlarini bastiriyorum.



Sonra bir Pazar yemege cikalim teklifi geliyor, dunyalar benim oluyor. O gun bugundur yemekleri birlikte yiyoruz. (Hos o gun ben heyecandan yemegi birakin kahveyi bile zor icmistim)


Hayat surprizlerle dolu. Ben Istanbul’da, o Kocaeli’nde tam ortada is yerimiz olmasaydi, hayatta tanisamazdik. ASM benim icin o yuzden de ayri ozeldir. Tanistigimiz yerde iki sene sonra oglumuzu kucagimiza aldik. Bunun adi kader mi, sans mi bilmiyorum ama Allah'in gercekten sevdigi kullarindan oldugumuz kesin.




Tanistiktan 4 ay sonra evlenme teklifi etti. Tekliften 4 ay sonra evlendik. Bence kisa bir sure; ama iste olumlu guzel seyler en bastan belli ediyor kendini. Iyiki diyorsun hep. Hic eksik olmasin yanimdan.


cgs

Lisa'm

2008 yilinda tanistik. Evimize geldigimizde henuz sadece 3,5 aylikti. Hic egitimi yoktu. Bugun ogrendigi herseyi ben ogrettim ona. O da bana cok sey ogretti. Sabiri vemkosulsuz sevgiyi. Isten saat kacta donersem doneyim, kizmadan ve hesap sormadan hep ayni coskuyla karsiladi beni. Onu gorunce yorgun oldugumdan utanirdim. Taniyanlar bilir oyle boyle sevmem Lisayi cok severim! Hastanede calistigim zamanlarda nasil birinin cocugunu sorarsiniz oyle sorarlardi "Lisa nasil" diye. Gece gec vakit yorgun argin eve geldigimde bile mutluluk dolardi hep icim. 



Evde evcil hayvan buyuk sorumluluk. Pek cok organizasyon oncesi eve ugrayip Lisa’yi disari cikartip sonra ise gittigim olmustur. Hepsine degiyor tabi o cene dize konmuyor mu? Hic stres falan kalmiyor insanda. 

Lisa ben yalniz yasadigimda basladi benle olmaya, ne zaman gercekten yalniz kalsam dinledi beni sabirla. 


Cok mutlu, her zaman hep sevgi dolu. Uzun yillar saglikla benle olmasini diliyorum hep. 


Bazen Ömer ve Toygun evde yokken basbasa kaldigimizda eski Cekmekoy gunleri geliyor aklima, Lisa ile basbasa hayatimiz. Bir garip oluyor icim. Lisa kocaman bir aile verdigim icin cok mutluyum. Sanki simdi o daha da mutlu.

Iyi ki var Lisa iyi ki var evcil hayvanlar.


cgs

Oglum Ömer

Canim Oglum Omer, 3 gun sonra 11 aylik olacak. Mutlu bir bebek. Hep ac, dogdugundan beri hic yemedi ya da az yedi derdi yasatmadı bize.  Lisa’ya bayiliyor. Tok ve uykusunu aldigi surece sorun cikarmaz. Ozgurlugune duskun. Oyle kucak falan cok sevmiyor. Babasina benziyor yani herkes oyle diyor. 




Yaklasik 12 kilo 80 cm. Biraz aceleci. 36+6 bir gece ansizin bize merhaba dedi. 

Hayatimin en ozel en orta yerine geldi tahtina oturdu.


cgs

Biraz ben

Ikinci yazim kendimi tanitmak olsun. Kendimden baslayayim anlatmaya, sonraki icerikler duygularim yasadiklarim olsun.



1980 Istanbul dogumluyum. Ilkokul ucuncu sinifta Edirne’den Istanbul’a tasindik. Canim kardesim Seldam, babamin meslegi icin gittigimiz Edirne’de dogdu. Edirne’den Istanbul Kiziltopraga tasindik. 28 yasina kadar hep Kiziltoprak’da yasadim. Yeditepe Universitesi’nde Halkla Iliskiler ve Tanitim okudum. Mezun olduktan sonra Acibadem Saglik Grubu’nda Kurumsal iletisim uzman yardimcisi olarak calismaya basladim. Kurumsal Iletisim Uzmani olarak 2,5 sene sonra ayrildim ve cok kisa bir sure Alman Hastanesi’nde calistim oradan ayrildiktan sonra 2 sene Teknosa’da Icerik Gelistirme Uzmani olarak calistim. Bu arada ailemin yanindan tasinarak tek basima Cekmekoy’de yasamaya basladim. Cok sevdigim Lisam (golden retriever) girdi hayatima. Yeni bir hayat kurdum kendime. Bu arada saglik sektorunun benim icin daha uygun oldugunu dusunerek Anadolu Saglik Merkezi’ne Kurumsal Iletisim Uzmani olarak ise basladim. 3 sene orada pek cok organizasyon ve sponsorluk islerini yuruttum. Anadolu Saglik Merkezi’nde calisirken, esim Toygun ile tanistim. Asik oldum. Tanismamizdan kisa bir sure yani 8 ay sonra evlenerek 1 Ekim 2011 tarihinde Kocaeli Basiskele’ye tasindim. 2012 Temmuz ayinda dogum gunume 3 gun kala hayatimin en guzel hediyesi geldi bana, hamile oldugumu ogrendim. Hamileligimin ilk uc ayinda calismaya devam ettim. Sonrasinda isten ayrilarak evhanimi olmaya karar verdim. Canim oglum 25 Subat 2013’de aramiza katildi. 1 ay sonra 1 yasina basacagina hala inanamiyorum.


Cok mutlu bir insanim, tek sorun Istanbul ve Eskisehir'deki arkadaslarimi ve ailemi ozlemem. 


Kardesim Selda Isik Universitesi’nde arastirma gorevlisi bir yandan da doktorasini tamamliyor. Evli ve benim canimin ici.


En yakin dostlarimdan biri Pelin universite hazirlikta tanistik. Evlendi Eskisehir’e tasindi. Sirketlere Ik ve iletisim alaninda egitimler veriyor. En bariscil dostum.


Hande ile Acibadem’de tanistik. O da su siralar tatli Emir ile evde. Ideal bir anne oldu. Meger dogustan anneymis.


Yesim ile Acibadem’de tanistik. O da su siralar evde cadi ve tatli kiziyla mesgul. En deli en enerjik dostum.


Esimi de anlatmadan olmaz. Anadolu Vakfi’nda Proje Yoneticisi saglik alaninda ihtiyac sahiplerine saglik hizmeti sunuyor.


Uzun yazarim demistim bu sadece baslangic:)


Sevgiler


cgs

Once tesekkur

Bir blog ac yaz yaz yaz demisti bana, belki 100 kez. Daha o zamanlar blogger kavramindan kimsenin haberi bile yoktu. Nedir, ne degildir ve ne icin yazilir ya da neden acilir ben bile ondan ogrenmistim. Sabirli kadindir vesselam Yesim Mutlu http:/www.yesimmutlu.com vazgecmedi israrinda, ara ara hep hatirlatti. "Cigdem ne olsun yaz" dedi. Hep aklimin bir kosesindeydi yazmak; ama benim biraz cenem dusuktur, cok yazarim, ay cok oldu, az yazayim derken karari tutturamam diye korktum acikcasi. Korku ile bir yere varilmiyor zaman geciyor, ee baslayayim o zaman bir yerden dedim. Kimse okumazsa ben okurum. 


Ne yasadiysam, ne yasiyorsam ve ne hissettiysem onu yazacagim. 


Umarim guzel bir blog olur.


Simdiden heyecanliyim.


Sevgiler

cgs